YENİ'DEN RAMAZAN
GÖKHAN AYDOĞMUŞ

GÖKHAN AYDOĞMUŞ

Siyah Beyaz Yazılar

YENİ'DEN RAMAZAN

11 Mayıs 2019 - 13:25

Kutsal ayımıza girdik, sahurlara kalkılıyor, oruçlar açılıyor. Mübarek ay güzelliklerini beraberinde getiriyor. En verimli şekilde değerlendirmekte, elimizde elbet. Benim bahsetmek istediğim konu, bu güzel ayın daha önceki Ramazan ayları ile yapılan gereksiz ve bir o kadar anlamsız kıyaslamaları.

Sonucunun kimseye katkı sunmadığı ölçümleme ihtiyacı, ister istemez beraberinde bir dizi klişeyi getirdi. Bunların en “orijinali!” meşhur “nerde o eski ramazanlar” ile sorusuyla başlayan serzenişler. Bileniniz ya da yaşayanınız var mı o Ramazanlar’ı. Zamanın olup da şimdi olmayan ne var? 
Aslında hepsine verilebilecek kararında cevaplar var. Yeter ki size bu ezber cümleler gelsin. Hızlıca verelim mi cevapları?

          Mesela komşuluk hakkında…

  • Eskiden komşuluk vardı.
  • Şimdi yok mu? Bas yan komşunun ziline orada hala bir komşunun olduğunu göreceksin.
  • İyide tanımıyorum ki.
  • Sen karşılaştığında bir selam ver, tanımaya başlarsın.
           Ya da sofralar…
  • Eskiden geniş geniş sofralar kurulurdu, beraber yer içerdik
  • Yine kur, davet et insanları
  • Kaç kişi olacak ki her gün
  • Git Ramazan çadırına, binlerce kardeşinle beraber aç orucunu. Mani olan mı var?
  • Ama eski tadı yok yemeklerin. Domatesin, biberin…
  • Bundan 200-300 sene önce domatesin, biberin kendisi bile yoktu bu toprakların çoğu bölgesinde. İyi ki atalarımız yeniliğe açık insanlarmış. Günümüzde bizde yetişmeyenler bile sofralarımıza geliyor, fazladan avokadomuz, ananasımız var. Şimdi onların torunları olarak bunları reddetsek yakışık alır mı? (Ki fırsat olursa bu konuyu ayrıca yazmak isterim)
           O eski ramazan eğlenceleri…
  • Eskiden Karagöz vardı, Hacivat vardı
  • Haklısın. Eskiden sadece bir bölgede vardı. Artık tüm ülkede. Adıyaman’da ki kardeşimiz de gülüyor şimdi onlara, Zonguldak’taki de.
  • Osmanlı macunları yapardı ustalar
  • Şimdi yapmıyorlar mı? Hatta istersen yeni tatları keşfetmek de mümkün. Bozanın çikolatalısı var, daha ne olsun.
                       
                                     

        “Yardımlaşma bitmiş arkadaş” (Kim bitirdiyse artık)
  • Eskiden ihtiyaç sahipleri gözetilirdi
  • Şimdi de yapılıyor. Üstelik daha organize bir şekilde. Sırf bunun için kurulan STK’lar mevcut
  • Mahallede aç yatan olmazdı.
  • Sen yeter ki yardım etmek iste. Elindeki cep telefonuyla birkaç tuşa basarak Afrika’da Asya’da bir ihtiyaç sahibinin müşkülünü giderebilirsin.
“Eskiden” kelimesiyle başlayan listeler aslında uzar. Ben belli başlı olanları yazdım ki, bu ezberler, en azından 15 yaşındaki genç kardeşlerimize armağan kalmasın. Umarım bu konuda anlaştık. Gelelim hakkı teslim etmeye.
Yazımızın bir yerinde kutsal ayımız ile ilgili “O zamanlarda olup da şimdi olmayan ne var?” diye bir soru sormuştuk. Aslında çok şey var. Zihnimizde kalması için değinelim ister misiniz?

Nelerden yoksun kalmışız, bakalım…
Astrolojinin önemi o zaman daha özge bir yerde duruyor, Ramazan ayının belirlenmesi bile, başlı başına önem arz eden bir konu o dönemlerde. Muhakkak ki heyecanı da insana keyif veriyordur Hilal’in peşinden koşmak.

Başka? Zimem (veresiye) defteri var mesela, nedir diye göz atalım. Zengin bir kişinin bulunduğu yerdeki bakkaldan bu defteri alarak veresiye borçlarını sıfırlaması. Kimsenin tanımadığı bir adamın, kendisi hakkında hiçbir fikri olmadığı bir insanın borcunu üstlenmesi. Ne kadar şık değil mi?

                                    

Üç aylarda medrese öğrencilerinin ülke içine dağılarak, halkımızla birlikte birbirlerine yeni bilgiler sunması var. Kabul, bu benim favorim. Hayalimizde geliştirip canlandıralım ki bugüne uzansın konu. Tüm üniversite öğrencilerimiz birçok alanda bilgilerini Anadolu’ya Trakya’ya taşıyorlar. Köy kahvelerinde, tahsilini yaptıkları branş ile ilgili bilgiler veriyorlar. Bir mühendis adayı arkadaşımız, bulunduğu yerde belki de hınzır veya dersle arası çok iyi olmayan bir çocuğu etkiliyor. Daha farklı bakıyor artık derslerine, okuluna ve buna mübarek ayımız vesile oluyor. Tabi kendileri de ders görüyorlar insanımızdan, bilhassa büyüklerimizden. Bu dersin adı yaşam, bu dersin adı deneyim, bu dersin adı gerçek. Üniversiteli arkadaşlar bu zaman zarfında kendilerini hayata hazırlıyorlar. Akıllı bir proje değil mi sizce de?

Diş hekimini biliyoruz, kaçarımız yok. Peki “Diş Kirası”nı duyan var mı? Komşuluğu, kalabalık sofraları ve yardımlaşmayı içinde barındıran iyi niyet üzerine kurulu bir sistem. Bu yazımda “Diş kirası nedir?” sualini detaylı bir şekilde açıklamayı düşünmüyorum. Neden ismini geçirdin o zaman diye soran olursa, atalarımızın zamanında öyle mütevazı şekilde iyilik yapma şekilleri var ki, aklınızda en azından ismi yer etsin istedim. Birine yardım ettiklerinde o kişi sayesinde sevap kazandıkları için yardım ettikleri kişiye hediyeler vererek teşekkür etmişler. Araştırması size kalmış…
                                  
                                                   Diş Kirası ve Sofralar
Bir misal daha. Narh sistemi. Ramazan’dan önce fiyatlar belirleniyor. Ayın içinde yapılabilecek fahiş fiyat zammının önüne geçiliyor. Yapılan zamlar ramazan ayına bağlanamıyor zira herkes bu ay vesilesiyle zam yapılamayacağını biliyor.
Şimdi diyebilirsiniz “Bak gördün mü? Eski ramazanlar daha güzelmiş.”  İyi de, siz hiç eski Ramazanlar’dan bahsederken bunları anımsayan, dile getiren gördünüz mü? Bu söylediklerimin hepsi birkaç yüzyıllık hadiseler. Yazılanların hepsi o zaman yaşananları birkaç asır geriye taşıyor.

                                     

 Anlayacağınız değerli arkadaşlar,
“Nerde o eski ramazanlar” konusunda çok eskilerde olup şimdi sahip olmadıklarımız elbet var. Zaten her çağ içine kendisinden önceki her şeyi kapsayarak alamaz. Belli bir süzgeçten geçirir. Bununla beraber konu komşuluksa, geniş sofralarsa, yardımlaşmaysa, eğlenceyse (liste uzun muhakkak) içiniz rahat olsun, çok şükür günümüzde daha fazla alternatiflerimiz mevcut. Bunların farkında olalım ki Z kuşağı bu söyleme hiç girmesin.
Hepinize hayırlı ramazanlar

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Misafir
    3 ay önce
    Aslında ne kadar yanlış düşündüğümüzü ne güzel anlatmışsınız. Bundan sonra "nerde o eski ramazanlar" cümlesini kazara kullanacak olursam yazınızı hatırlar susarım
  • Kitapkurdu
    3 ay önce
    Üzerinde çok emek harcandığı belli olan harika bir yazı olmuş
  • Misafir
    3 ay önce
    Başlıkta yaptığınız kelime oyunu aynı yazınızın pek çok kısmı gibi çok akıllıca, büyük zevkle okudum elinize sağlık
  • TB
    3 ay önce
    Ne kadar haklı ve güzel bir biçimde ifade etmişsiniz, yazılarınızı çok büyük bir keyfile okuyorum. Devamının da gelmesi dileğiyle, tebrikler!