ANNELİĞİN ÖLÇÜTÜ ANNE SÜTÜ MÜ?
DERYA DÖNMEZ

DERYA DÖNMEZ

Çocukluğun Ruhu

ANNELİĞİN ÖLÇÜTÜ ANNE SÜTÜ MÜ?

12 Şubat 2019 - 20:08

Bu kadar saçma bir başlık atmak istemezdim ama maalesef bu konuya en yakışanı buydu. Son birkaç gündür sosyal medyada bu konu çok konuşuluyor. Hayır; herkes ne kadar çok meraklıymış anneliğini yarıştırmaya. Çıkalım meydanlara da kapışalım bari. Ama bir de taslak hazırlayalım. Anne olmanın ön koşulu diye. Bu şartları sağlamayanları anneliğe kabul etmeyelim. Bu öyle bir şey değil yani kuralı, şartı geçer notu yok.

Memesinden süt fışkıranlar ve bebeğine iki yıl anne sütü verenler bayrağı almış kendilerini anneliğin merkezinde görüyorlar. Yok efendim sütün gelmesi tamamen anneye bağlıymış, anne isterse kendini zorlarsa süt gelirmiş. Bu bir yerde mi yazıyor anlamadım. Nedir bu bebeğine süt veremeyip mamayla beslemek zorunda kalmış anneler ile zorunuz.  

Bir de sezaryen doğum var ki işte anneliğin ilk ön şartı budur. Normal doğuracaksın başka yolu yok. Yoksa anneliğin yarım olur. Bebeğinle bağ kuramazsın. Bu arada normal doğum yapmış sütü ilk anda gelmeye başlamış ve ilk 6 ay sadece anne sütü ile bebeğini beslemiş bir yıla yakında anne sütü vermeyi başarmış bir kadınım. Ama bu benim çabamın yanında vücudumun da bana yardımcı olmasıyla gerçekleşti. Bu benim annelikte bayrağı elimde taşıyacağım anlamına gelmiyor. Milyon tane fiziksel ve psikolojik sebep var doğumun şeklini belirleyen. Bu annenin elinde olan bir şey değil. Kaldı ki anne tercihi de olabilir.  Peki bundan kime ne? Herkes bilincinde doğal olanın normal doğum olduğunun. Ama bunun kararı doğum yapacak kadında ve onun doktorundadır. Yani sizde değil.

Bir kadının bir annenin en büyük arzusu bebeğine sütünü vermektir. Burada amaç; sadece beslemekte değildir. Bebeği ile duygusal bağ kurmaktır. Bebeğini emzirirken onun sıcaklığını hissetmektir. O küçücük yavrunun minik parmaklarının göğsünün üstünde gezinmesidir bir anneyi en mutlu kılan. Peki siz söylediklerinizle suçlamalarınızla o anneyi ne kadar kırdığınızı ne kadar yaraladığınızı biliyor musunuz?  Kendiniz de nasıl bir hak görüyorsunuz da daha sağlığını sormadan “sütün geliyor mu” diye sizi hiç ilgilendirmeyen bir soru soruyorsunuz?  “Gelmiyor” yanıtını aldığınız da sanki bu cevabı bekliyor gibi küçümser bakışlar atarak saçma sapan yorumlar yapıyorsunuz. Belki o kadın evde kocasından şiddet görüyor. Belki kimseye söyleyemediği çok ciddi bir rahatsızlığı var, ve daha bir sürü şey. 5 litre su içmesine, deli gibi yemesine rağmen gelmiyor. Üç ay emzirmiştir ama size yine yetmez. Çünkü bir annenin olmazsa olması 2 yıl emzirmesidir. Aksi düşünülemez. Her geldiğinizde bebeğin yemesi ile kilosu ile ilgilenmeniz sizi inanılmaz itici ve saygısız yapıyor bunun bilincinde olmanız gerekiyor.

                      

Annenin sabaha kadar uykusuz kalması, bebeği her ağladığında ağlaması, bütün sevgisini, vicdanını bebeği için harcamasının bir önemi yok sanırım. O mamaları verirken akıttığı gözyaşlarının annelik ile bir ilgisi olmalı bence. Zaten kendi kendine bunun sıkıntısını çekerken bir de etrafta bunun derdine düşmüş onca kişi ile uğraşması çok yorucu ve yaralayıcı.
                        
Kimse kimsenin fiziksel, psikolojik durumunu bilemez. Ev içinde ne yaşıyor bilemez. Kendi dünyasında ne yaşıyor bilemez. Bilemez de bilemez. Birine iyilik yapmak destek olmak bu kadar zor olmamalı. En ufak bir açık bekleyip orada vurmak hiç adil değil. Vicdansızlık. Hele karşınız da bir anne varsa.

Anneliğin bir ölçütü yok. Yani doğum şeklimiz, kaç cc süt verdiğimiz bir kıstas olamaz.  Elbette bir bebek için hem doğduğu an hem de ileriki yaşları için anne sütü çok çok önemli. Her şeyden önce en faydalı en besleyici gıda. Asla hiçbir şey anne sütünün yerine geçmez. Ama zaten bir anne siz söylemeden de bunun farkındadır. Ve zaten elinden gelen çabayı da gösteriyordur. Ama olmuyorsa olmuyordur. Bu son demek değildir. Bir bebek için bir çocuk için beslenme önemlidir. Ama esas olan ruhunun beslenmesidir. Esas ihtiyacı olan annesinin güvenli kolları sıcacık göğsüdür. Çünkü orada bütün sıkıntılarını unutur. Annesinin kokusu onu en çok rahatlatan şeydir. Bir annenin evladına gülüşü işte esas annelik kriteri budur. Evladına gülmeyen, sevgisini göstermeyen, zamanını ona adamayan, şımarmasın diye kucağına alıp şefkatini ondan esirgeyen, gece uykusu bölünmesin diye bebeğinden ayrı yatan bir kadının anneliğin de midir esas sorun yoksa sütü gelmedi diye mama ile beslemek zorunda kalan kadının anneliğinde mi?

Esas sorun bence; beyinlerdedir. Bazen laflarımızın, bakışlarımızın ve haddimizin dozunu kaçırıyoruz. Sen güzel anne; o beden senin, o bebek senin başka düşüneceğin kafana takacağın bir şey olmasın. Bir de kendini savunmaktan vazgeçme. Seni kırmaktan çekinmeyenleri sen kırma demeyeceğim. Yerini yöresini bilmeyeni çizginin öbür tarafına atmaktan sakın korkma. Hiçbir anne mükemmel değildir. Ama her anne güçlüdür.
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Berna İncereis
    3 ay önce
    Güzel bir konuya değinmişsiniz kaleminize sağlık! Yeni doğum yapmış biri olarak son zamanlarda en çok karşıma çıkan konu bu! Bi bitmediler gitti bu çok bilmişler! Sağlık nedeniyle bebeğine süt veremeyen o kadar fedakar anneler var ki onların hakkını kim ödeyecek ya da bütün koşulları zorlayıp bir damlada olsa süt vericem diye uğraşan ama olmayan bi şekilde sütü gelmeyen anneler ne yapsın kendini mi atsın onlar çok mu meraklı mama vermeye bebeklerine! anneliğin ne sütle ne doğurma şekliyle saçma bir kıstası olamaz tam tersine kendi canından kanından bile olmayıpta evlat edinilen çocuklara verilen sevgi bence bu bir yarışsa birinciliği o anneler alır ne doğurmuş ne emzirmiş..herkesin anneliği çocuğuyla onu bağlar..kimsenin haddi değildir, ne yaşadığını 9ay anne bilir! Bu yüzdende çocuğu için en iyisini o bilir!
  • Fulya Göger
    3 ay önce
    Yine muhteşem bir yazı olmuş Teşekkürler.